Advert
Advert

TÜRKİYE NEREYE!

Yayınlanma Tarihi : Google News
author

Abdullah Doğan

Ben de yola çıktığımda milliyetçi, muhafazakâr ve İslamcı idim. 
Artık bu nedenle kendimden, ailemden, ülkeden toplumdan ve insanlıktan affımı istiyorum. 
Çünkü hayat ve dünya insanı değiştiriyor. 
Ben de değişiyorum. 
Akranım olan insanlara bakınca değişmeyen hallerinin ne kadar arkaik kaldığını, hala aynı yerden bayat görüşleri sürdürdüklerini görmekle kendime saygı duyuyorum...
Açık yüreklilik ve samimiyetle, ziyaretlerde yaptığımız sohbetlerde, bunları anlatmamın karşılık bulduğunu da görüyorum. 
Ne zaman büyük söz söylesem hayat burnumu sürterek gerçekleri kabul et, uyarısı yapmıştır. 
Bu teslim ol anlamına gelmiyordu. 
Sürekli yenilenmek ve değişimi anlamaya çalışmak demek bu bakış. 
'Hataları sürdürme!', 'geçmişin kamburlarını inatla taşıma!' çağrısı demek bu. 
Müslümanlar Allaha kul olduğu için başkasına kulluk etmez, diyorduk: kulluğun zirvesini Müslümanlarda gördüm. 
Okumuş, aydın, entelektüel, şair, gazeteci-yazar-düşünürler dâhil. 
Her gün buna dair yüzlerce misal önümüze seriliyor. 

"Mevcut sistemler dine ihtiyaç duymasa dahi İslam Ahlakına muhtaçlar" derdim. Dindarların ulaştıkları her makamda ahlaktan sıyrıldıklarını görüyoruz. 
Bu kötülüğü örtmek için dindar  ‘faaliyetler’ vermeye devam etmeleri de ayrı bir facia.
Batının ahlakı değil, teknolojisi lazım, derdim...
Şimdi keşke batının teknolojisini değil ahlakını alsaydık, diyorum. 
Artık bütün dünyaya, insanlara, milletlere ‘gönül gözü’ ile bakıyorum. 
Taraftarı olduğun parti, ideoloji, inançtan bakınca dünyayı hem kendine hem diğer insanlara zehir ediyorsun... 
Türkiye’de her düşünce, ideolojik cemaatler birbirini ayartarak hem sürüyü çoğaltıyor, hem nesnel bakıştan uzak önyargılarla at gözlükleri takıyor birbirlerine... 
Böylece herkesi, farklı bakışlarla aynı hastalığa duçar eyliyoruz.

Bu konuda yalnız da değiliz üstelik. Musevi, Hristiyan, Müslüman, üç semavi din mensupları ‘ortak payda’ları olan Kudüs’ü bile savaş alanına çevirdiler. 
Diğer din mensuplarına kutsal mekânlarda hayatı zehir ettiler. 
‘Barış dini’ oldukları iddiasına karşılık Kudüs’ü savaş alanı ve cehennem kıldılar. Böylece mikro bir alanda (Kudüs’te)  insanlığı umutsuzluk aşılayan ve çaresizliğe düşüren semavi dinlerin insanlığa, dünyaya, geleceğe umut verebilecek mesajlarını sakat bıraktılar. İnsanlık,  yaşanabilir bir dünya için bu dinler ne vadediyor, nasıl mesajları var,  diye düşünmek mecburiyetinde dünya...
Gençler (40 yaş altındaki bütün insanlar) benim yolun sonunda ulaştığım anlayışa yolun başlangıcında gelmişler. 
Daha rasyonel, gerçekçi ve olaylara sorgulayıcı bakıyorlar. Bizim nesiller gibi ait olduğu mensubiyet ve aidiyetlerin dar penceresinden bakmıyorlar hayata, dünyaya, insanlığa.
Türkiye’de hayat, yaşamak, geçimini sağlamak çok zor. 
Zorluğun sebebi ‘sistem’den kaynaklanıyor. 

Kurduğumuz sistemin akla, sağduyuya, hukuka aykırı yapılanmasından. Türkiye’de sistem mesleği, ahlakı, ilkeleri, erdemleri, yasalara uymak iradesi olan insanların aleyhine işliyor. 
Hiçbir erdeme sahip olmayan ahlaksız, ilkesiz, mesleksiz, yasa tanımazların lehine işleyen bir  yapıyı -hangi iktidar olursa olsun- sürekli hale getiriyor.
Batıda devlet kaideleri en aptal-korunmasız ve sıradan insana göre düzenleniyor. 
Türkiye’de, uyanık, kurnaz, açıkgöz, çalışkan olmasanız evinizin yolunu bile bulamıyorsunuz. 
Genel kabullerin içinde ulaştığınız büyük ikramiye de bir ev-bir araba için bir ömür köle gibi çalışmak...
Özel bir hobiniz, sanatsal faaliyetiniz olmuyor, olamıyor. 
Dünyayı gezme imkânı büyük kesim için  bir hayal. 
Bir karavan yada tekne alıp yurtiçinde gezmek bile özel ayrıcalıklı insanların yapabileceği bir faaliyet... 
Çoğu insan ancak emeklilikte böyle bir olayı gerçekleştirmeyi  ancak hayal edebiliyor. 
Doğal ihtiyaçlar, insanın kendini gerçekleştireceği her faaliyetin önünde ekonomik, sosyal-siyasi hatta dinî engeller var. 
Bizim bütün iddialarımız boş çıktı. Akıldışı-irrasyonel ve ideolojik iddialar olduğu için herhalde.
Yeni nesil, bütün bu iddia, davalardan uzak kendini gerçekleştirmeye odaklanıyor. 
Olumlu bir gelişme. 
Fakat Türkiye her vatandaşını iğneli fıçıdan geçirerek, komando hayatı ile bir askerlik vadediyor sadece.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim

Yorum Gönder

Yorumlar